Hayata döndü ama o uygulama yapılsaydı iki kez kalbi durmazdı!

48 yaşında bir esnaf olan Nazmi Demir, ateşli silah yaralanması sonucunda kaldırıldığı hastanede kalbinin iki kez durmasına ve geçirdiği kalp krizine rağmen doktorların yerinde müdahaleleri ile yaşama döndü. Oysa tüm bu riskli durumlarla karşılaşmayabilirdi. Olay yerinde kan kaybını engellemeyi sağlayacak basit bir turnike uygulaması hastayı yaşamsal risklerden uzak tutabilecekken bunun yapılmaması hayatını tehlikeye attı.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sancaktepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp – Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Uğur, “Hastamız uyluk bölgesinden ateşli silah ile yaralanmış ve kanama ile hastanemiz acil servisine getirilmişti. Acil servise şok tablosunda girdi ve ilk değerlendirme sırasında duran kalbi kalp masajı ile çalıştırıldı. Aktif kanaması olan hasta kalp – damar cerrahisi ekibi tarafından hemen ameliyata alındı. Ameliyatta uyluk atardamarı ve toplardamarının yaralandığı tespit edilerek tamir edildi. Acile gelene kadar ciddi kan kaybeden hasta ameliyattan sonraki ilk sabah kalp krizi geçirdi ve acil anjiografi işlemi sırasında kalbi tekrar durdu. Kalp, masaj ile yeniden çalıştırıldı ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Kanber Öcal Karabay tarafından kalp damarına stent konuldu. Stent sonrası birinci günde solunum makinesinden ayrılan hasta 5. günde taburcu edildi. Hastanın kalbi ilk olarak, ilk kan kaybına bağlı ‘hipovolemik’ şok gelişmesi sonucunda durmuştu. İkinci gün kan kaybına bağlı olarak düşen kan değerleri, hastalıklı kalp damarının beslediği bölgeye yeterli oksijen gitmesine engel olmuş ve bu durum kalp krizini tetiklemişti. Oysa olay yerinde turnike uygulaması gerçekleştirilseydi tüm bu sorunlarla karşılaşılmaz ve Nazmi Demir, hayati riskle karşı karşıya kalmazdı. Bu hastamız şanslı olsa da turnike yapılmadığı için hayatını kaybeden çok hastamız oluyor”diyor.

Turnike uygulaması, damar yaralanmalarında yaralı uzuvdaki kanamanın tamamen durdurulması amacıyla yapılan hayati bir işlem. Bu işlem ile yaralı uzvun kalbe yakın bir bölgesinde damarın boğularak kanın daha alt seviyeye geçişi engelleniyor. Bu şekilde kan kaybı ve bundan kaynaklanan şok ve ölüm önlenebiliyor. Turnikenin her vatandaşın bilmesi gereken temel bir ilk yardım yöntemi olduğu, uygulaması basit bu yöntemin hayat kurtarıcı yönünün unutulmaması gerektiği belirtiliyor.

Peki turnike yapılması gerektiği halde ihmal edilmesi veya doğru şekilde gerçekleşmemesi halinde neler oluyor? Doç. Dr. Murat Uğur, “Kanamalı hastaya turnike uygulanmadığında özellikle büyük atardamar yaralanmalarında hasta kısa sürede çok fazla miktarda kan kaybeder ve hipovolemik şoka girer. Kanama müdahale ile durdurulamazsa şokun bir sonraki evresi kalp durması ve ölüm ile sonuçlanır” diyor. Turnike uygulamasının ihmal edilmesi yüzünden bundan olumsuz etkilenen cok sayıda hasta olduğu belirtiliyor. Doç. Dr. Murat Uğur, Türkiye’de 2020 yılında 3682 silahlı yaralanmada 2 bin 40 kişinin hayatını kaybettiğine, silahlı yaralanma sonrası yaralıların yüzde 55’ini yitirdiğimize, yine yılda ortalama 7 bin trafik kazası meydana geldiğine, dikkat çekerek, olay yerinde yapılacak ilk yardım ile bu olumsuz tablonun değiştirilebileceğini söylüyor.

Hayat kurtarmada turnike uygulamasının çok önemli olduğunu söyleyen Uğur, “Okullarda ilk yardım eğitimi veriliyor olmasına rağmen, pratikte temel ilk yardım uygulamalarını birçok kişi kullanmıyor. Kişilerde travmalı hasta ile karşılaştığında bir panik hali oluşuyor ve yaralının bir an önce hastaneye götürülmesine çalışılıyor. Oysa nakil esnasında kaybedilen zaman ve bu periyotta oluşan kan kaybı hastanın şoka girmesi için yeterli. Derslerde teorik olarak öğrenilenlerin yaralı ile karşılaşıldığında güvenle uygulanması, olay sırasındaki panik halini önlemeye yeter. Bunun için ilk yardım eğitiminin okullarda uygulamalı olarak öğretilmesi şart. Uygulamayı daha önce yapmış bireyler olay anında bildiklerini tereddütsüz gerçekleştirip hayat kurtarabilirler” diyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.